28 Eylül 2011 Çarşamba

belki de tek bir suçlu yoktur


günler çok hızlı ve yoğun geçiyor. sık sık yazmaya niyetleniyorum ama olmuyor bir türlü, birşeyler giriyor araya.

kafam her zamankinden daha fazla dağınık bu aralar. sorular, sorular hiç bitmiyor. tam birinin cevabını bulduğumu sanıyorum, bir başkası bitiveriyor hemen.

yorucu anlayacağınız. bir o kadar da can sıkıcı.

bazen durup düşünüyorum. etrafımdakilere bakıyorum, en çok da elimdekilere. kötü giden şeylerin nedenini anlamaya çalışıyorum, nerede hata yaptığımı.

acaba diyorum, başka biri olsam, tüm bunlar yaşanmaz mıydı?

al işte, yanıtsız sorularımdan biri daha...

5 yorum:

Aslı dedi ki...

Her şeyin, kafa dagınıklıgının, iç sıkıntısının, hiç bir şey yapmak istememenin bile bir nedeni vardır. Sanırım önce o nedenden başlamak gerek çözüm üretmeye. Ha ben yapıyormuyum? hayır..

soluk dedi ki...

nedeni bilmek de bazen işe yaramıyor ne yazık ki aslı, herşey benim dışımda gelişiyor.. sevgiler...

** ZEL ** dedi ki...

Zaman desem..
Herşeyin ilacıdır desem..
Daha başka bir şey demeye gücüm de yetmez zaten..
Umarım herşey düzelir,herşey gönlünce olur..

soluk dedi ki...

teşekkür ederim **ZEL**, zaman herşeyin ilacı belki haklısın ama sabretmek bazen dayanılmaz bir hale dönüşüyor. sevgiler...

gezergen dedi ki...

Ben ahkam keseceğim, affına sığınarak. Bence her şey melankolik yapından kaynaklanıyor. Hüznü seviyorsun. Bir şeyler ters gitmese bile hüzünlü yanını görüyorsun.
Ruhunu acılarla besliyorsun. Çok ahkam kestim ama kısaca derim ki cevap kendinde saklı.