12 Aralık 2010 Pazar

gereksiz anılar denizi

boşa harcadığım her an için gözyaşlarımı biriktiriyorum bir cam şişede.
şişe dolduğunda denize boşaltacağım içindekileri...
sonra yeniden
en baştan dolacak o şişe.

hangi hayal yarım kaldı?
hafızamda biriktirdiğim gereksiz anılar denizinde kaç adam boğulur?
keşke'lerden oluşan gökyüzümde yolumu nasıl bulurum?
bilmiyorum.
bilsem de değiştiremeyeceğim hiçbirini.
geriye dönüp bakmak başımı döndürüyor.
oysa uçurumlar önümde duruyor. derin mi derin!

gördüğüm rüyaların gerçek olmasından vazgeçtim çoktan.
kelimeler değil yorgun olan.
kelimeler değil...sesim...hafızam.

hatırlamaktan yorulduğum herşeyi
unutmak mümkün değil mi?

5 yorum:

Spes dedi ki...

Bilimadamları ne zaman farelerle işi bitirip bize geçerlerse. Mmkünmüş, ama yıllar sonra...
Bilemedim yorum yapmak istedim. Okudum, etkilendim falan çünkü. Höf.

zehrina dedi ki...

unutmamaya mahkum edilmişsen ve bu en büyük kusurunsa-ki kusurdur bazen- kalır öylece yorgunluk

soluk dedi ki...

@Spes bilimadamlarının farelerle işi hiç bitmeyecek, çünkü insanı incelemektense fare daha kolay. teşekkür ederim ilgin için.

@zehrina unutmak kusur bence de..ve haklısın kalıyor, kalacak o yorgunluk

Journey to Orient dedi ki...

yok, unutmak mümkün bence. sıkı sıkıya sarılmazsan, mümkün.

ve ne hatırlamak bir kusur ne de unutmak.

ikisini de yorulmadan yapabilmek mesele. o da hep derler ya, zamanla ilintili. zaman, "ışık hızı" ile birinden diğerine atlamanı, atlarken de yorulmamanı sağlayacak.
bence :)
sevgiler...

Ful yaprakları dedi ki...

hepimizin derdi unutmak mıdır ,
bence unutmak istiyorum dedikten sonra gerçekten unutuyor insan da gel bunu bilniçaltımıza söyle işte:)