12 Temmuz 2012 Perşembe

ölçemediğim zaman


bir süredir zamanı ölçemiyorum. ne kadardır bu halde olduğumun farkında bile değilim. "bugün günlerden ne?" ya da "ayın kaçı?" gibi soruların yanıtlarını parmak hesabı yapmadan veremiyorum.
annem gittiğinden beri takvim yaprağını koparmamışım. duruyor öyle. bu akşam tek başıma kocaman masada yemek yerken fark ettim bunu. hiçbir şey yapmadım. madem zamana hükmedemiyorum, "bari evde zaman dursun" diye düşündüm sanırım. hala 9 haziran'ı gösteriyor takvim.

her yıl olduğu gibi yaz, geç geldi ama hızlı bitiyor. bir bakmışız, eylül gelmiş, hüzün nefesimizi keser olmuş.
her yaz olduğu gibi yine bir tatil planı yapmadım, yapamadım. hayallerimin ise ucu bucağı yok.
yollarda düşlüyorum hep kendimi.
sadece kendimi değil onu da.
otobüse yetişmek için panik halinde koşarken hayal ediyorum kendimi. onun beni sakinleştirmeye çabaladığını da elbette.
saatlerce dağ, tepe demeden yürüdüğümüzü hayal ediyorum.
serin bir ağaç gölgesine uzanıp sesim kötü olmasına rağmen şarkılar söylediğimi düşünüyorum.
o ise beni dinliyor. gözleri parlıyor dinlerken. sesim, dünyanın en güzel sesiymiş gibi dinliyor beni.
arada eşlik ediyor.
biraz dinlenince yeniden düşüyoruz yollara. güneşe "güle güle" derken, aya selam veriyoruz. bir sahilde sonlandırıyoruz o günkü yürüyüşü. ayakkabılarımızla kumda yürümeye çalışıyoruz. denize sokuyoruz ayaklarımızı. uzaktaki şehrin ışıklarını izliyoruz. gözlerim kapanıyor.
uyumak istiyorum. gülümseyerek uyumak.... uyanıp da onu yanımda bulduğumda yine gülümsemek istiyorum. bu sefer daha güzel gülümsemek... hatta gül'e öykünmek belki...

daha önce iflah olmaz bir hayalperest olduğumu söylemiş miydim?





görsel buradan

5 yorum:

Heidi dedi ki...

iflah olmaz bir hayalperest olmanın keyfini anlatacak kelimeler bulamıyorum...

aslında bulabilirim ama bularak onu sınırlamak istemem.. bence o keyif dünyadaki her şeyden daha muhteşem ve neye benzetsem haksızlık olur :)

hayallerine bayıldım.. tıpkı benimkiler...
ve benim annem de gitti.. yaklaşık bir buçuk ay olmuş.. ama evde yalnız değilim babam var işte.. bekliyorum annemin gelişini ben...
blogun çok güzel ve sade bu arada :)

kağıt faresi dedi ki...

çok teşekkür ederim, sevgiler :)

beenmaya dedi ki...

sen hep öyle kal bence iflah olmaz ve hayal ettikleri vakti gelince bir bir gerçekleşen bir hayalperest olarak...

sessizgemi dedi ki...

iflah olmaz bir hayalperest... Hayallerin hep gerçekleşsin ama sen yine de hayal kurmaya devam et çünkü insan hayal kurabildiği sürece hayattaki güzellikleri görebilir..

Journey to Orient dedi ki...

Ne Güzeldir Zamansizlik... Saatsizler ülkesine kacabilmek... Ne büyük, ne büyülü, ne mucizevidir... Hayalerimiz... Insan olmanin enlerindendir varligin icinde bir an olsada hic olmak... yada tam olmak! Ahhh ne güzel bir anda olsa ulasilmaz olmak ve sadece hayalerin sonsuzlugnda olsbilmek...Polyana olabilmek.