8 Haziran 2009 Pazartesi

"nasıl da sizsiniz buram buram"

suskunluğumun ne anlama geldiğini bilen çıkmadı günlerdir. hatta kimse sormadı bile.
çünkü kimse fark etmedi konuşmadığımı.
geçenlerde yitirdim sesimi. kimsenin ruhu duymadı.
herşeyin yolunda olduğunu sandılar.hala da aynı fikirdeler.
yoruldum anlatmaktan. en çok da anlattığım halde anlaşılamamaktan.
varlığımın bir anlamı olduğunu sanarken, yanılan ben miydim?
yokluğum bile fark edilmiyor artık.
nerede hata yaptığımı sormayacağım. bir yerlerde bir yanlış yaptıysam bile içim rahat.nedensiz.
herkesin kendince yarattığı bir dünyası var. kendi ilkeleri, kuralları, önyargıları, zevkleri v.s
her birimizin ayrı kaygılarımız var hayata dair. kimi zaman örtüşse de bu kaygılar...farklıyız işte.
bunlardan hareketle bir başkasını yargılamak, cezalandırıp hatta infaz etmek ne acı...
herkesin kendi düşüncesinin doğruluğuna güveni tam.
kimse karşındakinin de doğru şeyi düşünebileceğini tahmin edemiyor
ne yazık!
günlerdir şu dizeler an be an canlanıyor zihnimde:
"sizin alınız al inandım
sizin morunuz mor inandım
tanrınız büyük amenna
şiiriniz adamakıllı
şiir dumanı da caba

benim dengemi bozmayınız"

"siz ve öteki"
ben öteki olmaya razıyım.

3 yorum:

Dolunay dedi ki...

okuyorum senı ama yazacak soz bulamadım....sanırım hepımız suskunuz su aralar...

soluk dedi ki...

teşekkür ederim. suskunluk çok şey anlatıyor ama kimse anlamak istemiyor ne yazık

malumafatrus dedi ki...

"bunlardan hareketle bir başkasını yargılamak, cezalandırıp hatta infaz etmek ne acı..." Acı olduğunu bilsem de insanları hep kendi doğrularıma göre yargılıyorum. Hatta infaz da ediyorum ama onların haberi bile olmuyor. Ben de en çok o zamanlarda susuyorum, sen beni anlamıyorsun'un sloganı oluyor sessizliğim.