19 Ekim 2010 Salı

Yalnızlığın korkulacak bir yanı yok!

boş gözlerle aynı şarkıyı üst üste dinlediğim zamanlar geri geldi.
bıkmadan, usanmadan dinliyorum aynı şarkıyı. üst üste.
belki 10 kez, belki 1000. ne fark eder?

etrafımdaki herkese yabancıyım.
sadece etrafımdakilere değil aslında,
kendime de.

aynada gördüğüm yüzle her gün yeniden tanışıyorum.
her sabah kalktığımda gördüğüm surete bakıyorum uzun uzun.
bir yerlerden ısırıyor gözüm, ama çıkaramıyorum

kimliğini...
kimsesizliğini...

ya da
sesini...
sessizliğini...

yanımda birileri var hep. yalnız kalmama izin vermiyorlar.
neden ki? yalnızlık korkutucu birşey mi?
herkes bana birşeyler anlatmaya çalışıyor, duymuyorum.
kulaklarım kendi sesim dışımdaki her sese sağır.
bir tek kendi sesim çınlıyor kulaklarımda.
bir de dinlemekten usanmadığım şarkılar...

10 Ekim 2010 Pazar

karanlıktan başka bir karanlığa...

karanlık uykulardan bambaşka bir karanlığa uyanıyorum.
uyanıyorum uyanmasına ama değişmiyor hiçbir şey.
gözlerimi açtığım dünya, bir başka dönüyor.
ben hareket etmiyorum.
dünya bana inat eskisiden daha hızlı dönüyor.

insanların yüzünü gülümseten güneş, benim yolumu aydınlatmıyor.
nereye gideceğimi bilemediğimden değil,
yorgun olduğumdan duruyorum durduğum yerde.